Escinsel.tr.gg | Eşcinsellik Portalı
  Eşcinselliğin Sebepleri, Eşcinsellik Nasıl ve Neden Oluşur?
 
Biliyoruz ki her canlı doğar, büyür, gelişir ve ölür. Bu gelişim süreçleri içerisinde insanalar deneyip gördükleri olayları bilinçaltılarına refleks, ve hafızalarının bir köşesine deneyim olarak kaydederler. Bu sayede iyi ve kötü; zarar veren ve vermeyen, nesene ve kişileri öğrenirler ve ayırt ederler.

İnsanlar bu şekilde sözcükleri öğrenirler ve yüz ifadelerine göre duyguguları anlayabilirler.

Bu öğrenme sürecinde insanlar üç yaşlarına geldiklerinde cinsiyetleri; kadın ve erkeği, anneyi ve babayı ayırt etmeye başlarlar. Ve zamanla kendilerininde hangi cinse ait olduklarını keşfederler. 

Bir erkek çocuğu tıpkı kendisi gibi olan babasına yakınlaşmaya çalışır. İlk kez tanıdığı bu adama kendini tanıtmaya ve ifade etmeye çalışır.

Baba çocuğunun işgüdüsel olarak yaptığı bu davranışlara onunla ilgilenerek karşılık verir. Oğluyla konuşur. Ona bilgi verir. Kimi zaman ona sorular sorar. "Sen yapabilirsin" diyerek güven verir çocuğuna.

Artık üç-dört yaşlarında olan küçük birey babasını örnek alır kendine. Babası ne yaparsa onu tekrarlar. Ve bütün çocuklar gibi belirlediği idolü yani babasını taklit eder bir süre. Bu sayede erkeklikle ilgili ilk deneyimlerini oluşturur. Örneğin baba futbol maçlarında gol atılıp sevinç çığlıkları atmaya başladığında, o da hiç bir şey anlamadığı halde aynı şekilde sevinç çığlıkları atar.

Bu durum onun bilinçaltına; "Beyaz bir top, telleri olan bir dikdörtgen kutuya girdiğinde babam seviniyor" şeklinde kaydolur. (Ve çoğu erkeğin  futbolu sevmesinin sebebi bu taklit sürecinden kalan alışkanlıktır.)

Ve zamanla tıpkı bir erkek gibi davranır. Onlar gibi konuşur. Onlar gibi sevinir ve sinirlenir. Bu sayede ilk cinsel kimliğini kazanır.

Kendisiyle aynı yaştaki bir kız grubu ile bir erkek grubu gösterildiğinde direk erkeklerin yanına gider çünkü onların dilinden anlıyordur. Ama kızlar hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Onları bilmiyordur. Bu yüzden onlarla iletişimi iyi değildir. Ama erkek çocuklarla çok iyi anlaşır. (Aynı durum kız çocukları için de geçerlidir.)

Ergenlik dönemine girişte kızları tanımaya başlar. Kızları tanırken ilk kez aşk duygusunu da tadar.

Ama bu anlatılanlar biraz geriye alındığında işler değişir. Çocuk babasına, kendini tanıtmaya ve babasının dikkatini çekmeye çalışrken baba onunla ilgilnemez ve ona güven duygusunu aşılamazsa çocuk başka bir idol arayışına girer. Ve bu idol, içgüdüsel olarak kendini en yakın hissettiği kişi olan annesidir.

Anneler genellikle çocuklarına hem güven duygusunu hem de sevgiyi verirler. Bu sebeplerle çocuk babaya göstermesi gereken bağlılığı annesine gösterir. Ve çocuk için baba tekrar ikinci plana itilir.

Annesini belli süre taklit eder.Onun gibi davranır. Onun davranışlarını benimser. Zamanla kız gibi konuşup, kız gibi davranmaya başlar. Onun erkekler hakkında hiçbir bilgisi yoktur ve bu alandaki bilgisi sadece kızlar üzerinedir. Bu yüzden ona bir erkek ve kız grubu gösterildiğinde ilk kızların yanına gider. Erkeklerin yanına gittiğinde yabancılaşır. Ve erkeklerle iletişimi zayıftır.

Aslında kendisi için bir farklılık yoktur. Çünkü kendisi -zaten- bir kız çocuğudur. Ama başkaları ona daha dört-beş yaşlarında "farklılıkları" hatırlatmaya başlayacaklarıdır. Ona o küçük yaşta değişmesi gerektiğini söyleyeceklerdir. Ve bütün bunlar o küçük çocuk için çok zor bir hayatın ilk habercileridir.

 
  Bugün 40 ziyaretçi (54 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=